Ragıp Karadayı - Yorgun gözleri yol kenarındaki büyükçe bir boşluğa kaydı...
“Ne kadar hoş bir insandı, nur içinde uyu…” dedi, yürüdü... Evlerine bir an evvel varabilmek için hızlı adamlarla yoldan geçen ihtiyar, genç, çoluk çocuk, kadınlar!.. Durmak nedir bilmeyen motor gürültüleri. Görünmeyen, şarkı, türkü, feryat, figan ağlama, acı acı bağırma, gülüşme ve akşam ezanı sesleri bir uğultu hâlinde İstanbul ambiyansı olarak şehrin üzerine üzerine yağıyordu! Etrafını seyrederek kafasındakileri topluyor, çıkarıyor, çarpıyor, bölüyor ama problemlerini bir türlü çözemiyordu Yusuf. Yorgun gözleri yol kenarınd...